İşçi ücret alacağı hesaplama aracı, ödenmeyen ayların ücret tutarlarını ve her ücretin ödenmesi gereken tarihi esas alarak toplam ücret alacağınızı ve bu alacağa işleyen tahmini gecikme faizini gösterir. Eryaman, Etimesgut ve Ankara’da maaşı geciken veya hiç ödenmeyen işçiler, işverene başvurmadan ya da hukuki yola gitmeden önce alacağın büyüklüğünü görmek için aracı kullanabilir.
İşçi ücret alacağı hesaplama aracı nasıl kullanılır?
İşçi ücret alacağı hesaplama aracı, ödenmeyen veya eksik ödenen aylık ücretlerin toplamını ve her ay için ödeme gününden itibaren işleyen tahmini gecikme faizini gösterir. Maaşı geciken işçinin, işverene yazılı başvuru yapmadan veya hukuki yola gitmeden önce alacağın büyüklüğünü görmesi için tasarlanmıştır. Alanlar şu sırayla doldurulur:
- Aylık ücret: İş sözleşmesinde veya bordroda yer alan ücreti girin. Hesabın brüt mü net mi yapılacağını seçin; banka hesabına yatan tutarla karşılaştırma yapacaksanız net ücret daha pratik olabilir.
- Ödenmeyen aylar: Ücreti hiç ödenmeyen ayları ve kısmi ödeme yapılan ayları ayrı ayrı işaretleyin. Kısmi ödeme yapılan aylarda yalnızca eksik kalan tutarı girin.
- Ödeme günü: İş sözleşmesinde belirlenen ödeme gününü girin. Belirli bir gün yoksa, ücretin en geç ayda bir ödenmesi gerektiğinden ilgili ayın son günü esas alınabilir.
- Faiz türü ve hesap tarihi: Araçta seçilebilen faiz türlerinden birini ve faizin hesaplanacağı tarihi belirleyin; güncel oranlar araçta otomatik uygulanır.
- Sonuç: Araç anapara toplamını, her ay için ayrı faizi ve genel toplamı tablo halinde gösterir.
Hesap için en önemli belgeler; iş sözleşmesi, ücret bordroları veya ücret hesap pusulaları, maaşın yatırıldığı banka hesabının dökümü, SGK hizmet dökümü ve ücretin ödenmediğine ilişkin işverenle yapılan yazışmalardır. SGK hizmet dökümünde bildirilen prime esas kazanç, ücretin en az hangi tutarda olduğu konusunda fikir verir; ancak gerçek ücretin daha yüksek olduğu durumlarda başka delillerle desteklenmesi gerekir.
Ücret alacağının hukuki dayanağı
Ücret, işçinin iş sözleşmesindeki temel hakkı ve işverenin en önemli borcudur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesine göre ücret kural olarak en geç ayda bir ödenir; iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir. Ücret Türk parasıyla, işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir.
Kanunun 34. maddesi ücretin gecikmesinin sonuçlarını düzenler. Buna göre ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu kaçınma kişisel nitelikte olup toplu bir nitelik kazansa dahi grev sayılmaz. Gecikme nedeniyle işini yapmayan işçinin sözleşmesi bu nedenle feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz. Aynı maddede, süresinde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanacağı da öngörülür.
Ücretin ödenmemesi ve haklı nedenle fesih
İş Kanunu’nun 24. maddesinin (II-e) bendi, işçinin ücretinin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmemesi veya ödenmemesi halinde, işçiye iş sözleşmesini süresini beklemeden feshetme hakkı tanır. Bu şekilde haklı nedenle fesih yapan işçi, en az bir yıllık kıdem şartı gibi diğer koşullar varsa kıdem tazminatına hak kazanır. Fesih bildiriminde ödenmeyen ayların açıkça yazılması ve bildirimin ispatlanabilir bir yolla yapılması önemlidir. Kıdem tazminatının tutarını görmek için kıdem tazminatı hesaplama aracı kullanılabilir.
Ücret alacağı ve gecikme faizi nasıl hesaplanır?
Hesaplama iki bölümden oluşur. Birinci bölümde ödenmeyen her ayın ücreti ayrı ayrı belirlenir. İkinci bölümde her ayın alacağı için, o ayın ödeme gününden hesap tarihine kadar geçen gün sayısı üzerinden basit faiz hesaplanır. Faiz her ay için ayrı başladığından, en eski aya ait ücret en yüksek faizi doğurur.
- Anapara = Ödenmeyen aylık ücretlerin toplamı (kısmi ödemelerde eksik kalan kısım)
- Aylık faiz = Ödenmeyen ücret x Yıllık faiz oranı x Gün sayısı / 365
- Toplam alacak = Anapara + Her ay için ayrı hesaplanan faizlerin toplamı
Kanunda süresinde ödenmeyen ücret için mevduata uygulanan en yüksek faiz öngörülmüştür; ancak talebin niteliğine ve dava dilekçesine göre farklı faiz türleri gündeme gelebilir. Yasal faiz oranı 01.06.2024 itibarıyla yıllık %24’tür; sonraki değişiklikler ve diğer faiz türlerinin güncel oranları araçta uygulanır. Farklı faiz türlerini karşılaştırmak için yasal faiz hesaplama aracından yararlanabilirsiniz.
Brüt ücret mi net ücret mi esas alınmalı?
İş sözleşmelerinde ücret bazen brüt, bazen net olarak kararlaştırılır. Bordroda brüt ücretten SGK işçi payı (%14), işsizlik sigortası işçi payı (%1), gelir vergisi ve damga vergisi (binde 7,59) düşülerek net ücrete ulaşılır. 2026 yılında brüt asgari ücret 33.030,00 TL, net karşılığı ise 28.075,50 TL’dir. Hesabın amacı banka hesabına yatması gereken tutarı görmekse net ücret, dava veya arabuluculuk aşamasında talep oluşturmaksa genellikle brüt ücret kullanılır. Önemli olan, hesap boyunca tek bir esasın tutarlı biçimde uygulanmasıdır. Brüt ve net arasındaki dönüşüm için brütten nete maaş hesaplama aracı kullanılabilir.
Örnek hesaplamalar
Aşağıdaki rakamlar yalnızca örnektir. Faiz oranı olarak yalnızca örnek için yıllık %24 yasal faiz oranı kullanılmıştır; gerçek dosyada uygulanacak faiz türü farklı olabilir.
Senaryo 1: Üç ay hiç ödenmeyen maaş
Aylık net ücreti 30.000,00 TL olan bir işçinin 2026 yılı ocak, şubat ve mart ücretlerinin hiç ödenmediğini, ödeme gününün her ayın son günü olduğunu ve hesabın 30.06.2026 tarihine göre yapıldığını varsayalım.
| Ay | Ödeme günü | Gün sayısı | Anapara | Faiz (%24) |
|---|---|---|---|---|
| Ocak 2026 | 31.01.2026 | 150 | 30.000,00 TL | 2.958,90 TL |
| Şubat 2026 | 28.02.2026 | 122 | 30.000,00 TL | 2.406,58 TL |
| Mart 2026 | 31.03.2026 | 91 | 30.000,00 TL | 1.795,07 TL |
| Toplam | – | – | 90.000,00 TL | 7.160,55 TL |
Bu örnekte anapara 90.000,00 TL, toplam faiz 7.160,55 TL ve genel toplam 97.160,55 TL’dir. Örneğin ocak ayı için hesap şöyledir: 30.000,00 x 0,24 x 150 / 365 = 2.958,90 TL.
Senaryo 2: Düzenli eksik ödeme
Sözleşmeye göre aylık net ücreti 40.000,00 TL olduğu halde dört ay boyunca her ay yalnızca 25.000,00 TL ödenen bir işçinin her ay için alacağı 15.000,00 TL’dir. Dört aylık anapara alacağı 15.000,00 x 4 = 60.000,00 TL olur. Faiz, her ayın 15.000,00 TL’lik eksik kısmı için o ayın ödeme gününden itibaren ayrı ayrı hesaplanır. Eksik ödemelerin 2026 yılının ocak-nisan aylarına ait olduğu, ödeme gününün ay sonu olduğu ve hesabın yine 30.06.2026 tarihine göre yapıldığı varsayılırsa, %24 oranla ocak için 1.479,45 TL, şubat için 1.203,29 TL, mart için 897,53 TL ve nisan için 601,64 TL olmak üzere toplam 4.181,91 TL faiz hesaplanır. Bu durumda genel toplam 64.181,91 TL olur. Eksik ödemelerin her ay bordroya nasıl yansıdığı da ayrıca incelenmelidir; bordroda tam ücret gösterilip daha düşük tutar ödenmişse banka kayıtları belirleyici hale gelir.
Senaryo 3: Asgari ücretle çalışan işçi
2026 yılında net 28.075,50 TL asgari ücretle çalışan ve son iki aylık ücreti ödenmeyen bir işçinin anapara alacağı 28.075,50 x 2 = 56.151,00 TL’dir. Bu işçinin SGK kayıtlarında da asgari ücret görünüyorsa, alacağın varlığı ve tutarı bakımından ispat daha kolay olabilir.
Hak kazanma şartları ve dikkat edilecek istisnalar
Ücret alacağı, işçinin iş görme borcunu yerine getirdiği dönem için doğar. Ücretsiz izin, devamsızlık veya iş sözleşmesinin askıda olduğu dönemler için ücret talebi kural olarak gündeme gelmez. Bazı özel durumlar ise ayrıca değerlendirilmelidir:
- İşverenin ödeme güçlüğü, ücret borcunu ortadan kaldırmaz; ancak mücbir sebep iddiası kaçınma hakkı bakımından tartışılabilir.
- İmzalı bordrolarda yer alan ücretin ödendiği kural olarak kabul edilir; aksini ispat için banka kaydı gibi yazılı delil gerekir.
- Elden ödeme yapılan işyerlerinde ödemenin yapıldığını ispat yükü işverendedir.
- İşverenin konkordato, iflas veya aciz gibi hallerinde, 4447 sayılı Kanun’da düzenlenen Ücret Garanti Fonu’ndan belirli koşullarla son üç aylık ücrete ilişkin ödeme yapılması gündeme gelebilir.
- İhtirazi kayıt koymadan imzalanan bordrolar, özellikle fazla çalışma gibi ek ödemeler bakımından ispatı zorlaştırabilir.
Zamanaşımı, zorunlu arabuluculuk ve icra yolu
Ücret alacakları beş yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı, her ayın ücreti için o ücretin ödenmesi gereken tarihten itibaren ayrı ayrı işler. Uzun süre beklenmesi halinde en eski aylara ait ücretler zamanaşımına uğrayabilir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’na göre ücret alacağına ilişkin dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Arabulucu kural olarak görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırır; zorunlu hallerde süre en fazla bir hafta uzatılabilir. Arabulucuya başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede zamanaşımı durur. Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi alınarak icraya konulabilir. Alacak icra takibine konu edilecekse anapara, faiz ve takip giderlerinin toplamı ayrıca hesaplanmalıdır.
Sık yapılan hatalar ve dikkat edilecek noktalar
- Faizi tüm alacağa tek tarihten işletmek: Her ayın ücreti farklı tarihte muaccel olduğundan faiz ayrı ayrı hesaplanmalıdır.
- Brüt ile neti karıştırmak: Banka dökümüyle karşılaştırma net, dava talebi çoğunlukla brüt üzerinden yapılır; seçim tutarlı olmalıdır.
- Kısmi ödemeleri düşmemek: Yapılan avans ve kısmi ödemeler anaparadan mahsup edilmelidir.
- Fesih bildirimini belirsiz yazmak: Haklı fesihte hangi ayların ödenmediği açıkça belirtilmelidir.
- Delil toplamayı ertelemek: Banka dökümleri, mesajlar ve bordroların bir örneği çalışma sürerken alınmalıdır.
- İkramiye ve primleri unutmak: Sözleşmede düzenli ödeneceği kararlaştırılan ikramiye ve primler, ücretten ayrı kalem olarak hesaplanmalıdır.
Eryaman, Etimesgut ve Ankara’da ücret alacağı süreci
Eryaman’da veya Etimesgut’ta maaşı ödenmeyen işçi, önce işverene ödenmeyen ayları ve tutarları gösteren yazılı bir bildirim gönderebilir. Sonuç alınamazsa zorunlu arabuluculuk aşamasına geçilir; başvuru, karşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Anlaşma sağlanamazsa dava aşamasında Eryaman ve Etimesgut, Ankara Batı Adliyesi yargı çevresindedir; iş mahkemesinin yetkisi davalının yerleşim yerine veya işin yapıldığı yere göre belirlenir.
Eryaman ve Ankara genelindeki işçilerin hazırlaması gereken belgeler; kimlik bilgileri, iş sözleşmesi, bordrolar, banka hesap dökümü, SGK hizmet dökümü, işverenle yazışmalar ve varsa fesih bildirimidir. Fesih sonrasında doğan diğer alacakları birlikte görmek için işçilik alacakları hesaplama aracı kullanılabilir. İşçi hakları ve ücret alacaklarına ilişkin genel açıklamalar için iş hukuku hizmet sayfasını inceleyebilir, sorularınızı iletişim sayfası üzerinden iletebilirsiniz.
Bu sayfadaki hesaplama ve açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır. Ödeme günü, kısmi ödemeler, uygulanacak faiz türü, ücretin brüt veya net olarak belirlenmesi ve ispat durumu gibi somut olayın özelliklerine göre gerçek alacak tutarı farklılık gösterebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Maaş en geç ne zaman ödenmelidir?
İş Kanunu’nun 32. maddesine göre ücret kural olarak en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle ödeme süresi bir haftaya kadar kısaltılabilir. Ödeme gününün sözleşmede açıkça belirlenmesi, gecikmenin ve faizin başlangıç tarihinin tespiti bakımından önemlidir. Belirli bir gün kararlaştırılmamışsa uygulamada ilgili ayın sonu esas alınabilir. Ödeme gününü gösteren bordro ve banka kayıtları saklanmalıdır.
Maaşı ödenmeyen işçi işe gitmeyebilir mi?
Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu kaçınma kişisel nitelikte olup toplu bir hal alsa dahi grev sayılmaz. Bu nedenle işçinin sözleşmesi feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz. Kaçınma kararının ve ödenmeyen ayların işverene yazılı olarak bildirilmesi ispat açısından faydalıdır.
Maaşı ödenmeyen işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Ücretin kanuna veya sözleşmeye uygun olarak ödenmemesi, İş Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme hakkı verir. Bu şekilde fesih yapan işçi, en az bir yıllık çalışma gibi diğer şartlar mevcutsa kıdem tazminatına hak kazanır. Haklı fesihte işçi bildirim süresine uymak zorunda olmadığından ihbar tazminatı ise kural olarak işçi lehine doğmaz.
Ödenmeyen maaşa hangi faiz uygulanır?
İş Kanunu’nun 34. maddesi, süresinde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanacağını öngörür. Uygulamada talebin niteliğine ve dava dilekçesindeki talebe göre farklı faiz türleri gündeme gelebilir. Faiz her ayın ücreti için o ücretin ödenmesi gereken tarihten itibaren ayrı ayrı işletilir. Araçta seçilen faiz türünün güncel oranı otomatik olarak uygulanır.
Ücret alacağı kaç yıl içinde istenmelidir?
Ücret alacakları beş yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre, her ayın ücreti için o ücretin ödenmesi gereken tarihten itibaren ayrı ayrı işlemeye başlar. Bu nedenle beş yıldan daha eski aylara ait ücretler için karşı tarafın zamanaşımı savunması gündeme gelebilir. Zorunlu arabuluculuk başvurusundan son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede zamanaşımı durur; bu nedenle başvurunun gecikmeden yapılması önemlidir.
Maaş elden ödendiyse ödenmediğini nasıl ispat ederim?
Elden ödeme yapılan işyerlerinde ücretin ödendiğini ispat yükü işverendedir. İşveren bunu genellikle imzalı bordro veya makbuzlarla ispat etmeye çalışır. İşçi bakımından ödenmeyen ücrete ilişkin mesajlar, e-postalar, mesaj yazışmaları, banka hesap hareketleri ve tanık beyanları önem taşır. İmzalı bordrodaki ücretin ödendiği kabul edildiğinden, bu belgelerin aksi kural olarak yazılı delille ispat edilmelidir.
Ücret alacağı için doğrudan icra takibi başlatılabilir mi?
Ücret alacağı için genel hükümlere göre ilamsız icra takibi başlatılması mümkündür. Ancak borçlunun itiraz etmesi halinde itirazın iptali için açılacak davada iş mahkemelerine ilişkin arabuluculuk kuralları gündeme gelir. Bu nedenle hangi yolun izleneceği, alacağın belgelere dayanıp dayanmadığı ve işverenin itiraz ihtimali birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa anlaşma belgesi icraya konulabilir.
