Hukuki Süre Hesaplama 2026

Hukuki süre hesaplama aracı, tebliğ veya öğrenme tarihinden başlayarak gün, hafta ya da ay olarak belirlenmiş bir yasal sürenin son gününü bulmanıza yardımcı olur. Araç, son günün hafta sonuna veya resmi tatile denk gelmesi hâlinde süreyi ilk iş gününe taşır ve adli tatil etkisini gösterir. Sonuç ön kontrol niteliğindedir; hak kaybı riskine karşı süreler ayrıca teyit edilmelidir.

Hukuki süre hesaplama aracı nasıl kullanılır?

Araç, bir yasal sürenin başlangıç tarihinden itibaren son gününü bulmanıza yardımcı olur. Doğru sonuç için öncelikle sürenin hangi olaydan itibaren işlemeye başladığını bilmeniz gerekir; bu çoğu zaman tebliğ tarihidir. Alanları şu sırayla doldurabilirsiniz:

  1. Başlangıç tarihini girin. Fiziki tebligatta tebliğ mazbatasında veya zarfın üzerindeki tarih, elektronik tebligatta ise kanuni tebliğ tarihi esas alınır. Kararın yüzüze açıklandığı durumlarda açıklama tarihi başlangıç olabilir.
  2. Süreyi ve birimini seçin. Sürenin gün, hafta veya ay olarak belirlendiğini seçin. Örneğin istinaf süresi iki hafta, ödeme emrine itiraz süresi yedi gündür. Süre birimi, ilgili kanun maddesinde nasıl yazıldıysa o şekilde girilmelidir.
  3. İşin türünü belirtin. Hukuk davası, icra takibi, ceza yargılaması veya idari yargı işi olup olmadığını seçin. Adli tatilin etkisi işin türüne göre değişir.
  4. Tatil ayarlarını kontrol edin. Araç hafta sonlarını ve resmî tatilleri dikkate alarak son günün tatile denk gelmesi hâlinde süreyi ilk iş gününe taşır.
  5. Sonucu inceleyin. Araç sürenin son gününü ve varsa adli tatil veya resmî tatil nedeniyle yapılan uzatmayı ayrıca gösterir.

Başlangıç tarihinin dayanağı olan belgeler; tebliğ mazbatası, tebligat zarfı, elektronik tebligat sistemindeki kayıt veya UYAP üzerinde görünen tebliğ bilgisidir. Bu belgelerin saklanması, ileride sürenin kaçırılıp kaçırılmadığı tartışıldığında ispat açısından önem taşır.

Hukuki süreler neden önemlidir?

Hukuk sisteminde pek çok hak, belirli bir süre içinde kullanılmadığında kaybedilir. Kanun yoluna başvuru, ödeme emrine itiraz, cevap dilekçesi verilmesi veya bir karara karşı şikâyet gibi işlemler için kanun kesin süreler öngörür. Kesin sürenin bir gün bile kaçırılması, haklı olunan bir dosyada dahi hak kaybına yol açabilir; kesin süreler kural olarak hâkim tarafından uzatılamaz. Hâkimin belirlediği süreler ise haklı bir sebep varsa uzatılabilir.

Usul süresi, zamanaşımı ve hak düşürücü süre farkı

Bu araç, öncelikle usul kanunlarındaki süreler için tasarlanmıştır. Usul süreleri, bir dava veya takip içinde yapılacak işlemler için öngörülen sürelerdir. Zamanaşımı ise bir alacağın dava yoluyla istenebilme imkânını sınırlar ve borçlu tarafından ileri sürülmesi gerekir. Hak düşürücü süreler ise geçtiğinde hakkın kendisini ortadan kaldırır ve hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Bu sürelerin başlangıcı ve kesilme veya durma sebepleri birbirinden farklı olduğundan, uzun süreli zamanaşımı hesaplarında ayrı bir değerlendirme yapılmalıdır. Örneğin zamanaşımı, dava açılması veya icra takibi başlatılması gibi işlemlerle kesilebilir ve yeniden işlemeye başlar; usul sürelerinde ise böyle bir kesilme söz konusu değildir. Bu nedenle bir alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, yalnızca takvim hesabıyla değil dosyadaki işlemler incelenerek belirlenir.

Süre hesaplamanın kuralları

Araç, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu başta olmak üzere usul kanunlarındaki genel kuralları esas alır:

  • Gün olarak belirlenen sürelerde, sürenin başladığı gün hesaba katılmaz; süre son günün tatil saatinde sona erer (HMK m.92).
  • Hafta veya ay olarak belirlenen süreler, son haftanın veya ayın başlangıç gününe karşılık gelen gün sona erer; son ayda karşılık gelen gün yoksa süre o ayın son gününde biter.
  • Sürenin son günü resmî tatile veya hafta sonuna rastlarsa süre, tatili izleyen ilk iş gününün çalışma saati bitiminde sona erer (HMK m.93).
  • Adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta sona erer. Adli tatile tabi işlerde, tatil içinde sona erecek süreler tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır (HMK m.104).
  • Elektronik tebligat, gönderinin alıcının elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (Tebligat Kanunu m.7/a).

Sık kullanılan bazı yasal süreler

İşlemSüreDayanak
Hukuk davalarında istinaf başvurusuTebliğden itibaren 2 haftaHMK m.345
Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyizTebliğden itibaren 2 haftaHMK m.361
Yazılı yargılamada cevap dilekçesiTebliğden itibaren 2 haftaHMK m.127
İlamsız takipte ödeme emrine itirazTebliğden itibaren 7 günİcra ve İflas Kanunu m.62
İcra memuru işlemine şikâyetÖğrenmeden itibaren 7 günİcra ve İflas Kanunu m.16
İdare mahkemesinde iptal davasıTebliğden itibaren 60 günİYUK m.7
Eski hâle getirme talebiEngelin kalktığı tarihten itibaren 2 haftaHMK m.96

Tablodaki süreler genel kurallardır; özel kanunlarda farklı süreler öngörülmüş olabilir. Örneğin kambiyo senetlerine dayalı takiplerde itiraz süresi daha kısadır, vergi uyuşmazlıklarında dava açma süresi idari davalardan farklıdır. Ceza yargılamasındaki kanun yolu süreleri ise Ceza Muhakemesi Kanunu’nda ayrıca düzenlenmiştir ve güncel hâli araçta uygulanır.

Örnek süre hesaplamaları

Aşağıdaki tarihler yalnızca örnek olarak seçilmiştir ve 2026 takvimine göre hesaplanmıştır. Somut dosyada tebligatın şekli ve özel kanun hükümleri sonucu değiştirebilir.

SenaryoBaşlangıçSüreTakvimdeki son günSonuç
Hukuk mahkemesi kararına istinaf3 Mart 2026 Salı (tebliğ)2 hafta17 Mart 2026 Salı17 Mart 2026 mesai bitimi
Ödeme emrine itiraz22 Ekim 2026 Perşembe (tebliğ)7 gün29 Ekim 2026 Perşembe (resmî tatil)30 Ekim 2026 Cuma
Adli tatile tabi işte istinaf15 Temmuz 2026 Çarşamba (tebliğ)2 hafta29 Temmuz 2026 (adli tatil içinde)7 Eylül 2026 Pazartesi
Elektronik tebligatla ödeme emri2 Haziran 2026 Salı (adrese ulaşma)7 gün14 Haziran 2026 Pazar15 Haziran 2026 Pazartesi
Ay olarak belirlenen süre31 Ocak 2026 Cumartesi1 ay28 Şubat 2026 Cumartesi2 Mart 2026 Pazartesi

İkinci senaryoda yedi günlük süre, tebliğ gününü izleyen günden itibaren sayılır ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na denk gelir; bu nedenle süre izleyen ilk iş günü olan 30 Ekim’de sona erer. Üçüncü senaryoda süre adli tatil içinde dolduğu için 31 Ağustos’tan itibaren bir hafta uzar. Dördüncü senaryoda elektronik tebligat, adrese ulaştığı 2 Haziran’ı izleyen beşinci günün, yani 7 Haziran’ın sonunda yapılmış sayılır; yedi günlük süre 14 Haziran Pazar günü dolduğundan son gün 15 Haziran Pazartesi olur. Son senaryoda şubat ayında 31. gün bulunmadığından süre ayın son gününe, o gün de cumartesiye denk geldiği için ilk iş gününe kayar.

Mahkemenin verdiği kesin süreler

Kanunda yazılı sürelerin yanında, yargılama sırasında mahkeme de taraflara belirli işlemler için süre verir. Örneğin delil listesinin sunulması, gider avansının yatırılması veya bilirkişi raporuna itiraz edilmesi için verilen süreler bu niteliktedir. Mahkeme verdiği süreyi kesin süre olarak belirlemişse, ara kararda süreye uyulmamasının sonucu da açıkça yazılır ve süre geçtikten sonra yapılan işlem dikkate alınmayabilir. Bu tür sürelerin başlangıcı, ara kararın taraf veya vekiline tebliğ edildiği ya da duruşmada yüzüne karşı açıklandığı tarihtir. Duruşmada açıklanan sürelerde ayrıca tebligat beklenmeden sürenin işlemeye başlayabileceği unutulmamalıdır. Araç bu süreler için de kullanılabilir; ancak ara kararın tam metni mutlaka kontrol edilmelidir.

Süreleri etkileyen özel durumlar ve istisnalar

  • Adli tatil hükümleri her iş için uygulanmaz; ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz gibi acele işler ve kanunda sayılan bazı davalar adli tatilde de görülür.
  • İcra ve iflas işlerinde tatil kuralları İcra ve İflas Kanunu’nda ayrıca düzenlenmiştir ve hukuk davalarından farklı sonuç doğurabilir.
  • Tebligat usulsüz yapılmışsa, muhatabın tebliği öğrendiği tarih tebliğ tarihi sayılabilir (Tebligat Kanunu m.32).
  • Kendi kusuru olmaksızın kesin süreyi kaçıran taraf, kanundaki koşullarla eski hâle getirme talebinde bulunabilir.
  • Yarım gün tatil olan arife günlerinde sürenin nasıl değerlendirileceği tartışmalı olabildiğinden, işlemin arife gününden önce yapılması güvenli bir yoldur.
  • Elektronik ortamda yapılan başvurularda gün sonu saati ve sistemsel aksaklık riski ayrıca dikkate alınmalıdır.

Fiziki tebligatta tebliğ tarihi

Fiziki tebligatta tebliğ tarihi, belgenin muhataba veya kanunen onun yerine tebellüğe yetkili kişiye teslim edildiği gündür. Muhatap adreste bulunmazsa ve kanundaki koşullar oluşursa tebligat muhtarlığa bırakılarak ihbarname kapıya yapıştırılabilir; bu durumda tebliğ tarihi, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih olarak kabul edilir. Tebliğ mazbatasında yazan tarihin ve tebliğ şeklinin kontrol edilmesi, sürenin doğru başlangıç gününden hesaplanması için gereklidir.

Süre hesabında sık yapılan hatalar

  • Tebliğ gününü süreye dahil etmek ve bir gün erken sona erdiğini düşünmek ya da tam tersine bir gün geç işlem yapmak.
  • Elektronik tebligatta bildirimin açıldığı günü tebliğ tarihi saymak; kanuni tebliğ, ulaşmayı izleyen beşinci günün sonudur.
  • Hafta olarak belirlenen bir süreyi gün sayısı gibi hesaplamak; iki hafta, başlangıç gününe karşılık gelen gün sona erer.
  • Adli tatil uzatmasını icra veya ceza işlerine kendiliğinden uygulamak.
  • Son güne bırakılan işlemlerde UYAP, internet bağlantısı veya elektronik imza sorunlarını hesaba katmamak.
  • Tebligat zarfını ve mazbata örneğini saklamamak.

Süre içinde yapılacak işlemleri planlarken tarihler arasındaki iş günü sayısını görmek için iş günü hesaplama aracı kullanılabilir. İcra takibi konusu bir borç için güncel tutarı görmek isteyenler icra kapak hesabı aracından, takip sonrası işleyen faizi ayrıntılı görmek isteyenler ise yasal faiz hesaplama aracından yararlanabilir.

Eryaman, Etimesgut ve Ankara’da süre takibi

Eryaman, Etimesgut ve Sincan’daki uyuşmazlıklarda dava ve icra işlemleri çoğunlukla Ankara Batı Adliyesi ile buna bağlı icra dairelerinde yürütülür; ancak yetkili yer her somut olayda ayrıca belirlenir ve tebliğ edilen belge Türkiye’nin başka bir yerindeki mahkeme veya icra dairesinden gelmiş olabilir. Dilekçeler fiziki olarak adliyeye veya elektronik ortamda UYAP üzerinden sunulabilir; başka bir yerdeki mahkemeye ait süreli dilekçenin, bulunulan yerdeki adliyeye verilmesi de kanunda öngörülen koşullarla mümkündür. Her iki yolda da sürenin son gününe dikkat edilmesi gerekir.

Eryaman bölgesinde ödeme emri veya mahkeme kararı tebliğ alan kişilerin tebliğ tarihini, zarfı ve belgeyi saklamaları; elektronik tebligat adresi olanların ise bildirimleri düzenli olarak kontrol etmeleri süre hesabının doğru yapılabilmesi için önemlidir. Eryaman’daki işyerlerine ve konutlara yapılan tebligatlarda, belgenin aile bireyi veya çalışan gibi başka bir kişiye teslim edilmiş olması da tebliğ tarihini değiştirmez. İcra süreçleri hakkında genel bilgi için icra hukuku sayfamızı inceleyebilir, Eryaman’daki büroya ait adres ve ulaşım bilgilerine iletişim sayfası üzerinden ulaşabilirsiniz.

Not: Bu araç ve sayfadaki açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Tebligatın şekli, işin niteliği, adli tatil istisnaları ve özel kanun hükümleri nedeniyle somut olayda süre farklı hesaplanabilir; hak kaybı yaşamamak için sürenin ayrıca teyit edilmesi önerilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tebliğ edilen gün süreye dahil edilir mi?

Hayır. Gün olarak belirlenen sürelerde sürenin başladığı gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde sona erer. Örneğin pazartesi tebliğ edilen bir ödeme emrinde yedi günlük itiraz süresi salı gününden saymaya başlanır ve bir sonraki pazartesi sona erer. Hafta ve ay olarak belirlenen sürelerde ise başlangıç gününe karşılık gelen gün esas alınır.

Elektronik tebligat hangi gün yapılmış sayılır?

Elektronik tebligat, gönderinin alıcının elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Alıcı bildirimi daha önce açmış olsa bile kanuni tebliğ tarihi bu kurala göre belirlenir. Bu nedenle süre hesabında bildirimin açıldığı gün değil, beşinci günün sonu esas alınmalı ve süre bu tarihi izleyen günden itibaren işletilmelidir. Beşinci gün hafta sonuna denk gelse bile bu kural değişmez.

Adli tatil hangi tarihler arasındadır?

Adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta sona erer. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre adli tatile tabi işlerde, tatil içinde sona erecek süreler tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. Ancak ihtiyati tedbir gibi acele işler ve kanunda sayılan bazı davalar adli tatilden etkilenmez; icra ve ceza işlerinde de farklı kurallar uygulanır.

Son gün resmî tatile denk gelirse ne olur?

Sürenin son günü resmî tatile veya hafta sonuna rastlarsa süre, tatili izleyen ilk iş gününün çalışma saati bitiminde sona erer. Yarım gün tatil olan arife günlerinde ise sürenin nasıl değerlendirileceği tartışmalı olabildiğinden, işlemin arife gününden önce yapılması hak kaybı riskini azaltır. Elektronik ortamda yapılan başvurularda gün sonu saati de ayrıca dikkate alınmalıdır.

İstinaf süresi kaç gündür?

Hukuk davalarında istinaf başvuru süresi, ilk derece mahkemesi kararının taraflara tebliğinden itibaren iki haftadır. Hafta olarak belirlendiği için süre, iki hafta sonraki aynı gün sona erer; örneğin salı günü tebliğ edilen kararda son gün iki hafta sonraki salıdır. Bazı özel kanunlarda farklı süreler öngörülmüş olabileceğinden kararın altındaki kanun yolu açıklaması da kontrol edilmelidir.

Süre kaçırılırsa ne yapılabilir?

Kesin süre kaçırıldığında kural olarak o işlem artık yapılamaz ve hak kaybı doğar. Ancak süreyi kendi kusuru olmaksızın, örneğin ağır hastalık veya doğal afet gibi bir engel nedeniyle kaçıran taraf, engelin ortadan kalktığı tarihten itibaren iki hafta içinde eski hâle getirme talebinde bulunabilir. Ayrıca tebligatın usulsüz yapıldığı durumlarda öğrenme tarihi esas alınabilir.

Ödeme emrine itiraz süresi nasıl hesaplanır?

İlamsız takiplerde ödeme emrine itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür. Tebliğ günü hesaba katılmaz; süre ertesi günden başlar ve yedinci günün mesai bitiminde sona erer. Son gün hafta sonu veya resmî tatile denk gelirse süre ilk iş gününe uzar. Kambiyo senetlerine dayalı takiplerde ise itiraz süreleri daha kısadır ve ayrıca kontrol edilmelidir.

İlgili Hesaplama Araçları